HER KÖYE BİR KÜTÜPHANE KURMAK İSTIYORUZ | İmaj Haber : İmaj Haber
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

HER KÖYE BİR KÜTÜPHANE KURMAK İSTIYORUZ

HER KÖYE BİR KÜTÜPHANE KURMAK İSTIYORUZ
16.06.2020
76
A+
A-

Her Köye Bir Kütüphane Eğitim Öğretim ve Kültür Derneği Başkanı Metin Uğur, “Her Köye Bir Kütüphane kurmak istiyorumz.”dedi

Her Köye Bir Kütüphane Eğitim Öğretim ve Kültür Derneği Başkanı Uğur:
“Kütüphane ve kitaplar konusuna girmeden ilk önce kendimi şu şekilde anlatabilirim. Bilirsiniz ki bir çocuk anne ve babanın elinde şekillenir. Nasıl heykeltraş bir mermeri ya da bir taşı sanata dönüştürüyorsa işte her anne ve baba bir sanatçı, çocukta o mermer o taştır. Onu iyi yetiştirmek şekillendirmek anne babaların elindedir.

Ben de bugün güzel şeyler yapabiliyorsam beni yetiştiren anne ve babanın sayesindedir. Buradan anne ve babama da şükranlarımı iletiyorum. İyi ki varsınız, iyi ki benim ailemsiniz. Ailem her konuda her zaman yanımda durmasını bildiler.
4 kız kardeşin içinde tek erkek çocuğum. 2016 yılından beri içinde olduğum okutma aşkıyla mücadele ettiğim ve o zamandan beri yaşantımı adamış olduğum Her Köye Bir Kütüphane projesinde de yanımda durabiliyorlar. En çokta annem yürümüş olduğum bu yolda bana güç veriyor.

Gerçekten her ne yapıyorsanız yapın ailenizin desteği önemlidir. Bütün samimiyetim ile söylüyorum ki bugün tüm güzellikleri aileme borçluyum, ben bu projeye hayatımı adadım ve yanımda da ailem ile HKBK destekçilerim var. Belki başka bir anne ve babanın evladı olmuş olsaydım bugün bu yaptıklarımı yapamazdım.”dedi.

Her Köye Bir Kütüphane Eğitim Öğretim ve Kültür Derneği Başkanı Uğur:
“Düşünün bu tamamen gönül hizmeti. Herhangi bir ücret kazanmıyorsunuz. Hiçbir maddi bir çıkarınız kazancınız ve herhangi bir sosyal güvenceniz yok. Bugün 38 yaşındasınız ve neredeyse dört yıldır bu projeyi sürdürüyorsunuz ve bundan sonraki yaşantınızda da sürdürmeye devam edeceksiniz. Sizce kaç anne, kaç baba bunu kabul eder? Kaçtanesi sizin kahrınızı çeker? İşte böyle güzel bir aileye sahibim.

Eğitimim konusunda meslek yüksek okulu birkaç bölüme gittim ama eğitimime devam etmedim. Şu anda tamamen kendimi kitap okuyan nesiller yetiştirmeye adamış gerçek bir vatansever ve bu projede başarılı olmayı hedefleyen idealist bir gencim sadece.
Ne kadar güzel bir ailenin elinde yetişmiş olsamda ben de bir zamanlar kitap okumayan ve kitaplardan uzak büyümüş birisiydim. Ta ki 2016 yılında kitap okumaya başladığım andan itibaren kitapların gücüne inandım. İlk önce kendimde gördüm kitap okudukça değişimi, kitap okudukça bilgilendiğimi, kelime hafızamın geliştiğini, daha iyi düşünebildiğimi ve bunların sonucu olarak daha doğru bir şekilde hayatın getirdiklerini sorguladığımı.. Kitap cehaleti yenecektir buna tüm samimiyetimle inanıyorum.

İlk okuduğum kitap George Orwell’in HAYVAN ÇİFTLİĞİ’dir. İşte bu kitabı elime aldığım andan bu zamana kadar kitapları bırakamadım. Ve hala saklıyorum bu kitabı, çünkü beni bu yola iten kitaptır. Mustafa Kemal ATATÜRK’te kitap okuyan birisi olmasaydı eminimki bugünkü ATATÜRK olamazdı. ATATÜRK’ü de ATATÜRK yapan bence kitaplardır. Bugün kitapların gücüne bu kadar inanıyorum işte. Bence kitap okumak çok önemli ve doğru kitapları okumak daha önemlidir. Okuyucusunu düşünmeye yönlendiren, sorgulatan kitapların okunması gerekiyor. Ne kadar çok kitap okumak değil de doğru kitapları okumak daha önemli. Yani kitap okudukça güzelleşiyor insan. Üniversite mezunu olmamız da eğitimli olduğumuzun göstergesi değildir.

Çünkü üniversite okumak sadece meslek sahibi olmamıza nedendir. Hepimizin çevresinde birçok üniversite mezunu var, sizce kaçı kitap okumuştur?. Ben de zaten üniversite mezunu değilim ama bir öğretmenden bile daha çok gönüllüyümdür okutmaya. İşte kitap sevgisi ben de böyle başladı. İlk önce kendimdeki değişimi gördüğüm için doğmuş olduğum köye de kütüphane kurmak istedim ve başardım.
İlk önce 2016 yılının Aralık ayında üniversitede öğrenciyken Karacaören Köyü/Zile/Tokat’ta sosyal medyada halkıma sundum böylelikle köyümde bir kütüphane olması gerektini. Terk edilmiş öğretmen lojmanının ve sadece yıkılana kadar depo olarak kullanılan öğretmen lojmanının kitaplığa dönüşmesinin daha faydalı olabileceğini düşündüm, oldu da. Bir deponun sadece içindeki malzemeye faydası olur değil mi, ama siz orayı kitaplığa dönüştürürseniz topluma faydası olur. Böyle düşünerek fikrimi Karacaören halkıyla paylaştım.

Tabii ki bu hiç kolay olmadı, sizlerde bilirsiniz ki kitap kültüründen uzak kalmış bir topluma kütüphaneleri ve kitapların faydalarını anlatmak kolay değildir. “Kitabı kim okuyacak, Kitap ne işe yarar, Orayı kahveye dönüştürelim daha faydalı olur” gibi vesaire birçok soruyla karşılaştım. Destekleyenlerden çok karşı çıkanlar oldu diyebilirim. Ama tabii bunların düşüncelerini ciddiye almadan yolumda ilerlemeye devam ettim ve asla vazgeçmedim. Ve tüm zorluklara rağmen köyümüzde eski öğretmen lojmanını kitaplığa dönüştürdük. Uzun bir süreç oldu, çünkü mücadelemde tek başımaydım. Birçok insan kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmüyor. Ülkemizin geleceğini, halkımızın ve bu halkın çocuklarının geleceğini pek kimse düşünmüyor. Ne yazık ki içinde yaşadığımız toplum da “Kitap karın doyurmuyor” felsefesi hakim. Kitabı içi boş bir kalıp olarak görüyorlar. Ama aslında bunlara kızmak doğru değil ve bu dediklerini çok görmemek gerekiyor. Çünkü cahil kalmak bunların suçu değil, içinde yaşadığımız sistemin suçudur.

Bana hala diyorlar “Bu işte para kazanmıyorsan neden uğraşıyorsun” diye.. Gerçekten üzülüyorum bunlara. Bu toplum için gerçekten elimizi taşın altına sokuyor muyuz önce kendimizi yargılayalım. Halk için, halkın çocukları için, ülkemizin geleceği için ne yapıyoruz önce bunları sorgulamak gerekiyor. Cehalet; okur ve okutursun yenilir. Yeterki sen yaptıklarınla samimi ol ve toplumu aldatma, aldatan olma. Karacaören kitaplığında çocukların kitaplara ilgisini fazlasıyla gördüm, gerçekten özveriyle bir işi yaparsanız başarılı olursunuz, kararlılık çok önemli. Ve sadece kendi köyümün çocuklarına faydalı olmak istemediğim için Her Köye Bir Kütüphane projesini başlattım. Bizler ülkemizi seviyorsak el ele vereceğiz ve kitap okuyan nesiller yetiştireceğiz.

Çünkü cehalet sadece ve sadece kitap okuyan nesillerle yenilebilir. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Kitap okuyan nesiller yetiştiremediğimiz sürece cehalet varolmaya devam edecektir. Tüm samimiyetimizle kitap okutmaya yönlenmeli ve yönlendirmeliyiz. Bunun için içtenlikle mücadele etmeliyiz. Toplumu aldatmadan, ayrıştırmadan…
Kitap gönderimlerini sosyal medya aracılığıyla duyarlı insanlardan kitap bağışında bulunarak sağlıyoruz. Toplum kitaplara alıştırmak gerekiyor. Ve ben her zaman şunun arkasındayım nerede sadece bir çocuk yaşıyor olsa bile oraya kitaplık kurulmalıdır. Bu, bir dağ başı olsa bile. Kütüphane kuracağınız yerin çocuk sayısıyla da kesinlikle ölçülemez. Unutmayın bir kitap bir çocuğu, bir çocuk bir toplumu değiştirir.

Ben uzun zamandır dernekleşme süreci içerisindeydim ve bugün başardım Her Köye Bir Kütüphane projesini kurumsallaştırdım. Çünkü ben bu yola inandım ve başarılı olacağıma da inanıyorum. Köylere ya da okullara kütüphaneler kurmanın da bir bedeli var. Bunun için yasal olarak bağış toplayabilmemiz ve sponsor arayışında olmamız için dernekleşmemiz şarttı. Finansmanı bu şekilde yasal olarak sağlayacağız. Bugün kurumsallaştık ve büyük bir azimle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Ve bizler de açacağımız kütüphanelere bu kitapları ayıklayıp götüreceğiz. En önemlisi de kitapların okunup okunmadığına dikkat edeceğiz. Biz oluşum olarak kitap okuyan nesiller yetiştireceğiz. Bunun için herhangi bir ücret kazanmadan, kişisel çıkarlar gözetmeden mücadele edeceğiz. En büyük amacımız okutmak olacak. Kesinlikle siyaseti alet etmeyeceğiz, siyasetin içinde olmayacağız. Olursak amacımızın dışına çıkmış oluruz. Biz her kesime hitap etmek istiyoruz. Bu ülkede yaşayan halk bir bütündür kesinlikle ayrıştırılamaz. Ve çocukların partisi olmaz. Bu ülke bizim, hepimizin. Ne başka bir ülkeye gideriz, ne de başka bir ülkede yaşayabiliriz. El ele vereceğiz ülkemizi ayrım yapmadan daha çok güzelleştireceğiz. Derneğimize her zaman destek olan Burhan Sırmabıyıkoğlu’na da çok teşekkür ediyorum.”şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.