İYİ PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ | İmaj Haber : İmaj Haber
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

İYİ PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ

İYİ PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ
08.08.2020
47
A+
A-

TÜRKİYE KORONA SALGININA, DEVLET KRİZİ, MİLLİ BİRLİK KRİZİ, EKONOMİK KRİZ VE SURİYELİLER KRİZİNİ YAŞARKEN YAKALANDI
SURİYELİ SIĞINMACILARIN GERÇEK MALİYETİ 80 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDEDİR
Sözlerime Irak parlamentosunda Türkmen bakan olarak görev almaya hazırlanırken bir kalp krizi sonucunda hayatını kaybettiğini öğrendiğim değerli dostum, ülküdaşım, Irak Türkmen Cephesi’nin ve Türkmen davasının öncü isimlerinden Hasan Özmen’e Allah’tan rahmet, Irak Türkmen Cephesi ve Kerkük’e, Telafer’e, Tuz’a ve bütün Türkmeneli’ne başsağlığı dileyerek başlamak isterim.
Türkiye ve dünya ağır bir salgın krizinden geçiyor. Salgının Türkiye’de salgın öncesinde yaşanan mevcut krizleri daha da ağırlaştırdığını hepimiz görüyoruz. Türkiye, Korona salgınına, eşzamanlı ve iç içe geçmiş 4 krizi yaşarken yakalandı. Bu 4 kriz; devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik kriz ve Suriyeliler krizidir.
Korona salgını döneminde devlet krizi daha da derinleşmiştir. Çünkü devlet yasal çerçeve müsait olmasına rağmen mevcut yasalara aykırı önlemler almıştır. Örneğin İçişleri Bakanlığı yönetmeliği ile sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Oysa anayasanın temel hak ve özgürlükler ile ilgili 23 maddesi, açık şekilde bu özgürlükler ile ilgili düzenlemelerin yasa ile düzenlenebileceğini ifade eder. Sokağa çıkma yasağı, Hıfzıssıhha Kanunu ile düzenlenmiş ve yetki Sağlık Bakanlığı’na verilmiştir. Özetle devlet krizi derinleşmektedir.
Felaketler veya kederler milletleri birleştirir. Ancak Korona salgını Türk milletini birleştirmemiş, ayrıştırmıştır. Çünkü Erdoğan Korona sürecinde muhalefete yönelik en sert eleştirileri yapmaktan geri durmamıştır. Yardım yapmak isteyen muhalefet belediyelerinin yardımlarını durdurmuş, paralel devlet olmakla suçlamıştır. Salgından önce başlayan ekonomik kriz salgın sürecinde daha da ağırlaşmıştır. Ekonomik krizi aşmak için hiçbir yapısal önlem alınmamış, günü birlik paketler ile durum idare edilmeye çalışılmıştır.
KORONA KRİZİ, SURİYELİ SIĞINMACILARIN OLUŞTURDUĞU DEMOGRAFİK TEHDİDİ DE DERİNLEŞTİRMİŞTİR
Korona krizi Türkiye’nin karşı karşıya olduğu emperyalist bir proje olan stratejik göç mühendisliği sonucu gerçekleşen Suriyeli sığınmacıların oluşturduğu demografik tehdidi de derinleştirmiştir. Suriyelilerin Suriye’den Türkiye’ye göçe zorlanmalarının nedeni Suriye’nin kuzeyinde PKK kontrolünde bir Kürdistan kurmak için etnik temizlik yapmaktır. Nitekim geçen hafta Trump yönetimi PKK ile bir Amerikan petrol şirketinin petrol çıkarma anlaşması yapmasını sağlamıştır. Dışişleri Bakanlığı PKK/YPG’nin devletleşmesinin finansmanı olan bu anlaşmayı basit bir kınama ile geçiştirmiştir.
Türkiye’de halen kayıtlı 3.8 Suriyeli sığınmacı yaşamaktadır. Sadece kayıtlı olanlar üzerinde hesaplandığında dahi Türkiye dünyada en fazla sığınmacının olduğu ülkedir. Oysa gerçek Suriyeli sığınmacı sayısı daha da fazladır. Kayıtsız Suriyeli sığınmacı sayısı 1 buçuk milyon civarındadır.
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne göre İstanbul’da 506.041 Suriyeli varken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü’nün 2019 Haziran ve Temmuz aylarında İstanbul’un 960 Mahallesi’nde yerel ve idari yetkililerle gerçekleştirdiği mülakatlara göre İstanbul’da 963 bin Suriyeli ve 679 bin diğer ülke vatandaşları olmak üzere 1 milyon 642 bin göçmen yaşamaktadır. İstanbul’da yaşayan TC vatandaşı olmayan kişi sayısı 1.6 milyondur. Sadece İstanbul örneği göstermektedir ki, kayıtsız Suriyeliler ile birlikte Türkiye’de 5.3 milyon Suriyeli sığınmacı vardır. Bunların çok büyük bir bölümü bombalandıkları için Türkiye’ye gelmediler. Türkiye’ye gelmeleri için emperyalizm ve Orta Doğu’daki işbirlikçileri tarafından PKK/YPG, IŞİD tarafından bombalandılar. Bir bölümü ise savaştan dolayı değil iş bulmak amacıyla geldi.
SURİYELİ SIĞINMACILAR İÇİN TÜRK DEVLETİNİN KAYNAKLARINDAN HARCANDIĞI TESPİT EDİLEN 58.2 MİLYAR DOLARDIR
Devletin açıkladığı rakamlardan hareket ederek bir hesaplama yapan Selçuk Üniversitesi ekonomi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, 2011’den 2019’un sonuna kadar Suriyeli Sığınmacılar için Türk devletinin kaynaklarından harcanan paranın 51.1 Milyar Dolar olduğunu ortaya koymuştur. 7.1 Miyar Dolar da Birleşmiş Milletler ve AB fonlarından harcanmıştır. Özetle harcandığı tespit edilebilen para 2019 sonuna kadar 58.2 Milyar Dolardır. Bunun içinde askeri harcamalar yok. Suriye’de 3 milyon insana yapılan sosyal yardımlar yok, Suriye’de devlet memurlarının ödenen maaşları yok. ÖSO’nun maaşları yok. Rus uçağının düşürülmesinden sonra çıkan ekonomik krizin maliyeti yok. Hepsini hesapladığınız zaman gerçek maliyet 80 milyar Doların üzerindedir. Bugün yaşadığımız ekonomik krizin tek nedeni Suriyeliler için yapılan harcamalar olmamakla beraber yaşanan krizin tetiklemiş ve ağırlaştırmıştır.
TÜRKİYE’DE SURİYE MAFYASI OLUŞMAKTADIR
Suriyelilerin Türkiye için oluşturdukları yük sadece demografik ve ekonomik değil başka hususlarda da tehdit oluşturmaktadır. Türkiye’de Suriye mafyası oluşmaktadır. Türkiye’deki Suriyelileri arasından polis sık sık operasyonlar ile IŞİD’li teröristler toplamaktadır. Suriyeliler arasından Arap istihbarat servisleri kolaylıkla eleman devşirmektedir. Suriyeliler sağlık ve eğitim sistemi üzerinde yük oluşturmaktadır. 2015’den bu yana Türk halkının aldığı sosyal yardımlar Suriyelilere yapılan yardımlardan dolayı azalmaktadır. 2011-2019 sonu arasında yapılan harcamaları temel olarak aldığımız zaman sadece 2020-2021 senelerinde Suriyeli sığınmacılar için harcanacak para 21 milyar Dolar tutmaktadır. Bu durum sürdürülebilir değildir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.