MERAL AKŞENER, MERAK EDİLENLERİ ANLATTI | İmaj Haber : İmaj Haber
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Sağanak Yağışlı

MERAL AKŞENER, MERAK EDİLENLERİ ANLATTI

MERAL AKŞENER, MERAK EDİLENLERİ ANLATTI
09.01.2021
23
A+
A-

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gör Beni Youtube kanalında hakkında merak edilenleri Armağan Çağlayan’a anlattı.
Çağlayan’ın sorularını cevaplandıran Akşener’in, açıklamalarından satır başları şöyle:
BENİM İZMİT’E BELEDİYE BAŞKANI OLMAK GİBİ BİR HAYALİM VARDI
Benim İzmit’e Belediye Başkanı olmak gibi bir hayalim vardı rahmetli Leyla Atakan’dan bize geçmiş bir hayal. Benim gibi kızların hepsini etkiledi. Benim ailemde siyasetten çok kişi var. Devlet artı siyaset kavramı olan bir ailenin kızıyım. Kendimle ilgili siyasi alanım Belediye Başkanlığıydı. Eşim CHP Üst Kurul Delegesi bir babanın oğlu, orada ortanın solunun biraz daha soluna geçmiş, o devirde Mahocu olmuş. Sanırım Doğu Perinçek benden hiç hoşlanmaz muhtemelen bir Mahocu neferini ülkücü edip evlendiğim içindir. Ben il başkanının kız kardeşiyim dönmeden olur mu? Ne kadar Marksist kitap varsa okumuştum ikna edeyim diye. Manifestoyu okudum, kapitali okudum, okumadığım kitap kalmadı ama başarılı oldum.
Kitap okumayı çok severim ama şimdi o kadar vaktim yok. Eşim okuyup özet çıkarırdı şimdi iki yıldır oğlum okuyup özet çıkarıyor onu okuyorum.
Çok iyi yemek yaparım, İzmit kız enstitüsünün gece bölümü mezunuyum, yani diplomalı aşçıyım. Yemek yemeyi severim ama dikkat etmeye çalışıyorum.
BENİ BUGÜNKÜ POZİSYONA TAMAMEN ŞARTLAR GETİRDİ
Beni bugünkü pozisyona tamamen şartlar getirdi. Eğer 7 Haziran 2015 seçimlerine giderken bana kocamı aldattığıma dair bir iftira atıldı, ben o arada çok sert bir mücadele vermeseydim, bazı iğrençliklere şahit olmamış olsaydım, genç kadınlarımızın aslında hergün bu tür tacizlere maruz kaldığına şahit olmamış olsaydım bu yolculuk olmayabilirdi. Çünkü 2015’te son seçimim diyordum milletvekilliğine bir daha aday olmayacağım diyordum. O kavga buraya getirdi. 2017 referandumunda hem bireysel olarak hiçbir destek almadan şehir şehir gezip yapılmayacak derecede bir gayretle referandum karşıtlığı çalışması yaptım sonrası bugünü getirdi. Bunların hiçbiri planlı değildi.
BENİM AİLEMDE KADINLAR HEP MÜCADELECİDİR
Biz göçmeniz benim ailemde kadınlar hep mücadelecidir. Sadece benim ailem üç kere göç etmiş. Doğal bir genetik var, kültür kodu diyorum ben buna. Bütün ailemdeki kadınlar ister ilkokul mezunu olsun ister üniversite mezunu olsun bütün kadınlar böyle.
Babam İzmit Devlet Hastanesi’nin muhasebe müdürüydü. Ondan evvel tarım kredi kooperatiflerinde çalışırdı, ilkokul mezunuydu. Bölge Müdürlüğüne kadar çıktı şehir şehir gezerdi. İzmit’in Gündoğdu Köyünde büyüdüm ilkokulu köyde bitirdim, ortaokulu gidip gelmek zor oluyor diye benim için İzmit’te taşındılar.
Ben ilkokul öğretmeniyim Bursa Öğretmen okulu mezunuyum. O okul öyle bir eğitim verdi ki, üç rengin dışında üzerinizde renk olmayacak talimatı vardı, topuklu ayakkabı giymeyeceksin, saçın boyalı olmayacak, uzunsa toplu olacak kısaysa taranmış olacak. Eteğiniz dizin altında olacak. Bana meslek olarak nesin diye sorulduğunda ben öğretmenim diyorum onun için.

ASABİYETİM DE İYİDİR AMA CANIM İSTERSE
Ben siyasete çok küçük başlamışım 37 yaşındaymışım, 40 yaşında İçişleri Bakanı oldum. O zamanki siyasetçiler çok nezaketliydi. Kurşun gibi sözler olurdu ama o Türkçenin güzelliği, nezaket, nezahat olurdu, sizlerde bir şeyler alırsınız. Şimdi Türkiye’nin siyasetçi takımında ana dillerini konuşma problemi var arkadaşların. Bir öğretmen gözüyle söylüyorum kelime sayıları son derece düşük. Türkçeniz iyi değilse, kelime birikiminiz iyi değilse, birikiminiz olmayınca söversiniz. Ben 20 Ocak 2020 tarihinden itibaren ilçe ilçe gezmeye başladım. İnsanları dinlemeye başladım. Bugün gelinen noktada gittiğim her ilçede yüzde 80-85 Ak Parti’ye oy vermiş insanlar var ve sinir krizi geçiriyorlar. O gerçek gündemi kapatmak için bu hakaretlerin havada uçuştuğuna kanaat ettim. Seçim kazanma odaklı, herşey mübah diye bir anlayış var, ben bunu reddediyorum. O perdeyi kırmak üzere bir çalışmamız var hep beraber partimiz olarak. Bu tür kavgalar gürültüler çirkinlikler vatandaşın, esnafın, işsiz gencin, siftah yapamadan kapatan esnafın, kafe sahiplerinin, kahve sahiplerinin, orada çalışan insanların, tenceresi kaynamayan kadınların… bu arada siz geçilmeyen köprülere, yollara para veriyorsunuz bir öğrencinize notbook dağıtamıyorsunuz böyle bir şey olur mu? Bunları gündeme getirmek siyasetçinin görevidir bizde bunu yapmaya çalışıyoruz. Asabiyetim de iyidir ama canım isterse.
SİYASET SEVİLDİĞİ ZAMAN ÇOK GÜZEL YAPILAN BİR İŞ
Siyaset sevildiği zaman çok güzel yapılan bir iş, odağında insan olan yani öğretmenlikle aynı. Vatandaşla sizin aranızda aracı olmadan insan sever kişilerin siyaset yapmasında büyük fayda var. Biz demokrasiyi uygulamaya çalışan bir aileyiz kendileri bilir ama oğlumun aktif siyasetle ilgisi yok. Oğlum Galatasaray Lisesi mezunu benim daha harala gürele siyasette olduğum zamanlar o zaman soyadını söylemezdi.
EŞİMİN İŞİ İZMİT’TE OTOBÜS YA DA TRENLE GİDİP GELİR, BENİM SOKAKTAKİ GÜZÜMDÜR
Eşimin işi İzmit’te otobüs ya da trenle gidip gelir, İstanbul içinde toplu taşıma aracı kullanır akbili var sonuç itibariyle benim sokaktaki güzümdür, kimse de tanımaz. Toplu taşımaya bindiği için oradaki konuşmaları bilir, kendisine ait bir küçük işletmesi var oradaki iş hayatını oradaki müşteriler üzerinden bilir. Eşim çok uzun zamandır 1993’ten beri gidip geliyor İzmit’e. Pandemi nedeni ile trenle gidiyor.
Ben Kocaeli’nde öğretmenlik yaptığım dönemlerde bile iki gün kabul yapan biriydim. Bunu özlüyorum. Bir de teyakkuz halinde olmanız yoruyor. Hem kadın hem siyasetçi iseniz iki ile çarpın bunu. Genel Başkanlık şöyle bir iş başka insanların da hayatlarını korumak zorundasınız, zora sokmamak durumundasınız. Normal şartlarda eğlenceli yanı olan, mizahi tarafı olan bir insanım ben ama ya yanlış anlaşılırsa arkadaşlarım onu izah etmek zorunda kalırlarsa gibi bir endişe üzerinden bu teyakkuz hali yoruyor beni. Ben siyasetin insanla yapılan kısmını seviyorum. Medya yönünü de yapmak zorundasınız ama siyasetin mutfak kısmını daha çok sevdim daha da başarılı oldum.
Grup toplantısı konuşmalarımda, bir konuyu mesela asgari ücreti çalışır arkadaşlarımız, çok iyi ekonomist kadromuz var onlar çalışır, ondan sonra bir de haftanın gündemi olur, girdiler gelir uzmanlar eli ile ondan sonra bir arkadaşımız var onun bir karkasını yapıyor. Sonra ben oturuyorum mesela Pazartesi günü tam gün metni çalışıyorum yani sonu benim oluyor. Ama o bilgilerin tamamını ben koydum demek doğru değil, arkadaşlarımız çalışıyor.
Siyasilerle eylemleri üzerinden, tutumları üzerinden konuşurum ama kendisi, giyimi, kuşamı, ailesi kaşı gözü bir kelimem yoktur incitici. Buna Tayyip Erdoğan dahil Devlet dahil, kimsenin düşmanı hissetmiyorum kendimi. Herkes birbirine bu son dönemde o kadar çirkin şeyler söylendi ki, bunlar yanlış. Bütün bunlar söylendikten sonra el sıkışıp et tırnak haline gelirseniz seçmen vatandaş travma geçirir. Hatalarımdan aleni bir şekilde özür dilemişimdir.
Rahatlamak için türkü söylerim, sofra kurarken türkü söylerim, İç Anadolu ve Rumeli. Sesim çok güzel bir ses değil ama söylerim. Neşat Ertaş’ın türkülerini söylerim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.