MHP’ye yakınlığıyla bilinen Türkgün yazarı Yıldıray Çiçek’in “Akın Gürlek’in tapuları ve Özgür Özel’in kara propagandaları” başlıklı yazısı gündem oldu.
CHP’ye yakın medyada bu yazı, cumhur ittifakında yeni bir ayrılık olarak sunulurken, “MHP’den Akın Gürlek’e “tapu” çağrısı: Geniş bilgilendirme yapmalı” şeklinde başlıklar atıldı.
Çicek, yankı uyandıran yazısıyla ilgili haberler üzerine “Muhalif medyanın algılama ve ahlak sorunu” başlıklı yeni bir yazı kaleme aldı.
Yüzde 99’unda CHP’yi eleştirdiği yazısını, Akın Gürlek üzerinden okuyan CHP’ye yakın medyayı yerden yere vuran Çiçek, şu ifadelere yer verdi:
“Benim yazım, kamuoyu vicdanını tatmin etmeyi ve etik değerlerin ölçüsünü hatırlatmayı esas almaktaydı. “Ne İBB dosyasına gölge düşmelidir ne de cesaretle görevini yerine getiren Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında herhangi bir şaibe oluşmasına izin verilmemelidir” ölçüsünde yaklaşmıştım.
Mansur Yavaş’ın tutarsızlıklarını siyasi manada “kendini yakma” ifadesiyle eleştirdiğimde bunu “Yıldıray Çiçek, Mansur Yavaş’ı yakmakla tehdit etti” şeklinde çarpıtan; komedyen Cem Yılmaz’ı eleştirirken onun Vahşi Batı film repliğinden esinlenerek kullandığım “Seni Kasımpaşa’dan Apaçi Selim dahi kurtaramaz…” ifadesini de “Yıldıray Çiçek, Cem Yılmaz’ı ölümle tehdit etti” diye yansıtan CHP merkezli medyaya verilecek en doğru tavsiye, medya aklı ve medya ahlakıdır.
“Ben ne söylerim, tamburum ne çalar?”
Yani ben ne diyorum, sen ne anlıyorsun?
Demek bizim bunlara karşı geleneğimiz olmuştur. Yıllardır değişmediler, bundan sonrada asla değişmezler…
