EN KÜÇÜK ANNEYDİM BU MİSYON, 11 YAŞIMDA YÜKLENDİ OMUZLARIMA | İmaj Haber : İmaj Haber
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Rüzgarlı

EN KÜÇÜK ANNEYDİM BU MİSYON, 11 YAŞIMDA YÜKLENDİ OMUZLARIMA

EN KÜÇÜK ANNEYDİM BU MİSYON, 11 YAŞIMDA YÜKLENDİ OMUZLARIMA
05.04.2020
173
A+
A-

Erzurum’un Dumlu köyündeydik
Aşkale, Tortum yolu üzerinde,
Ufak bir dağ eteğinde,Dağın bir tarafı 30 hanelik
Kôy bir tarafı askeriye yerleşkesi.
Oto bölüğü, levazım bölüğü, sıhhiye bölüğü.
Ordudonatım tamirhane bölüğü.
Rahmerli babacığım, Ordunotım bölüğünün
Komutanıydı rütbesi bimbaşıydı o zaman.

Bir gece, Aşkale’den bir balo dönuşü,
Kızılırmak nehrinin kolu olan , karasu deresinin
Üzerinden geçerken buz kaplı yolda jip’in
Ani fren yapmasıyla bütük bir kaza oluyor.
Babacığım, buzların üzerinde fırıldak gibi
Donüp yolun harşı tarafina fırlıyor.
Baygın bir şekilde buluyorlar.

Anneciğim de dereye uçuyor.
Üzerinde ki kürk mantosu bir kavuk gibi başına
Dolanıyor.
Anneciğimin başını bir nevi korumaya alıyor.
Beş çocuğunun hatırına.
Anneciğimi, Erzurum’a hastahaneye
Götürüyorlar.
Bütün vucudu simsiyah, kırıklar içinde.
Bir ay hastahanede kaldıktan sonra
Ankara’ya nakil ediyorlar.

Anneciğim, üç ay sonra evimize dönebildi.
Eve geldiğinde tanıyamadık.
Saçları bembeyaz olmuştu.
Oysa henüz 29 yaşındaydı ve beş çocuğu vardı.
Babacığım, teğmen iken Bursa’ya eczacı olan
Nişanlısını ziyarete gidiyormuş Yalova vapurunda
Anneciğimi görmüş güzelliğine çarpılmış.

Rotasını değiştirmiş
Anneciğim ve annanem de Karamürsel’e
Akraba ziyaretine gidiyorlarmış.
Takip ederek peşlerinden gitmiş ve üç gün
Sabahlara kadar kapılarda yatmış.
Evlilik hikayesi böyle.

Anneciğim ise henüz 16 yaşında sarışın
Ve yeşil gözlü, o gün Karamürsel’e bir nevi
Israrla haber bekleyen görücülerden
Uzaklaşmakmış.
Kısmet işte.

O zamanlar askerlik kanunda üsteğmen
Olmadan resmi nikah yasakmış.
Babacığım nikahı, sivil nikahı olarak
Gizli yapmış.
Ablam doğunca da bir yıl sonra nüfusa
Kaydettirmiş. Gizli nikah yaptığı için.
Bilinirse askerlikten atılmasın diye.

Babacığım, tek çocuk olduğu için çok çocuğu
Olmasını istemiş.
Kardeşlerimizle aramızda ikişer yaş farkı vardır.
Bu kaza olduğunda, ablam 13 yaşında,
Ben 11 yaşında, benden önce de bir ablam
Olmuş ama 6 aylıkken vefat etmiş.
Adı Nurdan mış. Hemen akabinde ben
Doğunca, Adımı Nurdan koymuş babacığım.

Benden bir küçük kız kardeşım 9 yaşında
Balıkesir doğumlu.
Böylece, Dört kızın üzerine Konya’da
Hz. Mevlana, adaklı bir erkek kardeşimiz
Oluyor. Konya’lı Adı Celal .ve oda 5 yaşında.
Kayseri doğumlu en küçük erkek kardeşimde
Henüz bir yaşındaydı kaza olduğunda.

Bu kazadan on gün önce birinci yaş kutlaması
Yapmıştık ve henüz meme emiyordu.
Annanem, İstanbul’da büyük kızında,teyzemde
Kalıyordu haber vermedik.
Çünkü annanem, anneciğime çok düşkündü.
Anneciğim henüz 11 aylıkken babası vefat
Etmiş öksüz kalmış.

Ablam çok zayıf bir çocuktu her gün 25
Kikometrelik köy yolunda Erzurum’a orta okula
Gidip geliyordu. Askeri cemseyle.
Okula giden asker ve kôy çocuklarına servis
Olarak.
O, Erzurum soğuklarında.
Diğer kardeşlerim çok küçüklerdi.
Benim okulum, köyde ki evimize çok yakındı.

Annelik misyonu bana düştü.
Üçüncü sınıfa gidiyordum.
Aksam üzerleri öğretmenimi bekliyor o günkü
Derslerimi alıyordum sene sonu imtihan olup
Sınıf geçmek için.
Öğretmenimde anneciğimin arkadaşıydı.
Asker eşi yanyana oturuyorduk kerpiçten
Yapılmış lojmanda.
İmtihana girip sınıfıımı geçmeme rağmen
Babacığım kabul etmedi üçüncü sınıfı
Tekrar okuttu bana.

Küçük anne olmuştum emzirmek hariç.
Babacığım hiç bir zaman askeriye den
Bölükten yemek sokmadı evimize.
Öyle de katı kuralları vardı.
Her bölukten subay eşleri evlerinde yapar
Getirirlerdi yemeklerimizi.
Ben sadece küçük kardeşlerime baktım.
Ben de küçücüktüm 11 yaşımda ama evin
Annesi olmuştum.

Küçük bir dere akardı evimizin hemen
Yanı başında.
Dereye gider,buz tutmuş dereye bir yumruk
Atar buzu kırar, sonra da küçük çalı Süpürgesiye kardeşimin altına bağladığım
Bezlerinin pisliklerini giderir eve gelir küçük
Kazanda kaynatır yıkardım.
Şimdiki gibi hazır bebek bezi nerde?

Kız arkadaşlarımın bez bebekleri vardı.
Benim bebeğim, canlı bir erkek bebekti.
Birde köy hayatına bayılırim.
Boğa burcuyum ya..
Boğalar ,toprak grubu olduğu için, toprak ve
Ahır kokusuna bayılırlar.

Şöyle böyle bahar geldi:
Erkek bebeğimde, 1.5 yaşına geldi.
Ama Erzurum’da bahar Haziran ayı’nda başlar.
Palandöken dağına yakın olduğu için,
Dağın üzerinde ki karlar da buzlu olduğundan
Esintisi gelir.

Bebeğim ve küçük leğenimi kaptığım gibi
Evimize çok yakın su değirmenine giderdim.
Orada ki büyük dere de bebeğime hem hava
Aldırır hemde dere kenarında bebeğimin
Bezlerini yıkar, çalı çırpı üzerinde kuruturdum.
Fitoğrafta gördüğünüz değirmende ki iki ağac
Arasına çingene salıncağı kurar bebeğimi
Uyuturdum.
Bir de salıncaktan düşmesin diye üzerinden
İple bağlardım.

Bu arada ara ara eve koşar kardeşlerimi
Kontrol ederdim.
Eksik olmasinlar komşularımız da çok
İlgilenirdi bizimle neticede ben de çocuktum.
Evimizin temizliği dahi üzerimdeydi.
Ablam ,okuldan gelince ancak ders çalışırdı.
Bir de anneciğimin hizmetini yapardım.

Komşularımız, anneciğimi çarşafla çevirirlerdi
Sağa sola .Yataktan kalkamıyordu.

Anneciğim kurulmuştu ya..
Her şeye razıydım.
Geceleri de anneciğime dualar eder ağlayarak
Uyurdum.
Geceleri, anneciğim yaşıyor mu diye gider
Nefesini dinlerdim.

Ne yapardık biz annesiz?
Babam da gençti mutlaka evlenirdi.
Bizlere çok düşkündü ama..
Üvey anne hangimizle ilgilenirdi ?
Beş tanetdik.
Henuz bir zaiyat yok.
Kardeşler yaşıyoruz.
Erkek bebeğimin su an iki oğlu var her iki
Oğlundan birer erkek torunu var üçüncüsü
Yolda.

Anneciğimizi, 30 yıl önce kanserden kaybettik.
31 Mart paylaşmıştım. Bizlere 1 Nisan şakası
Yaptı o gün defnettik.
Henüz 61 yaşındaydı.
Babacığımı ise annemden 8 yıl sonra kaybettik
İşin en garip tarafı ise bir trafik kazasında.
Bir minibüsün çarpması oldu.

11 yaşımda omuzlarıma yüklenen annelik
Misyonu , sorumluluk aşısı yaptı bende.
Çocuklarıma çok düşkün bir anneyim.
Hem anneyim, hemde baba iki misyon birden.
Ve yıllardır evin hamarat kızı oldum hep.
İleriki yıllarda anneciğim, her işi benden
İsterdi. Yavrum benim sen yapınca içime
Siniyor derdi.

1 Mart da hastalanıp, 31 Mart,da vefat etti.
Her gün bana, hastaneden çıkabilirsem
Gelirsin de perdeleri yıkarız , ev kirlenmiş tir
Dediydi.Çıkamadı anacığım
Ama defnetmeden, o gece ağlayarak bütün
Gece camları sildim perdelerini yıkadım astım
Anacığımı öyle uğurladım.

Annelik çok ulvi bir duygudur.
Öyle bir güne sığmaz.
Bu yazımı geçen yıl anneler gününde yazmıştım
Aglayarak.
11 yaşımda , yaşadığım bu ağır travma bende
Sorumluluk aşısı yaptı.
Sevmiyorum böyle günleri.
Annesiz kalan çocukları düşünüyor,
Hüzünleniyorum ağlıyorum.
Onun için gidiyorum kız yetiştirme yurduna
Onlara, söküklerine dikişlerine yardım ediyor
Öğretiyorum. Onlara manevi annelik yapıyorum
Buradan, küçük büyük demeden bütün
Annelerin ellerinden , hürmetle öpüyorum.
Sağlıklı ömürler diliyorum.

Allah, hiç bir çocuğu annesiz bırakmasın.
Amin.

Çok değerli arkadaşlarım günaydınlar
Sağlıklı, huzur dolu bir pazar günü geçirmeniz
Dileğimle kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum.

ÇOK UZUN BİR YAZI OLDU. HÜZÜNLÜ
ÜSTELİK. VAKİT GEÇER DİYE DÜŞÜNDÜM
EV HAPSİNDE…

HABER: AYŞE NURDAN GÖZEN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.